.:: Anasayfa
 


 
KISA BÝLGÝLER...
Derneðin Yönetim Kurulu: Prof. Dr. Erdal Türkkan (Başkan), Av. Dr. İbrahim Gül (II.Başkan), Doç. Dr. Nurkut İnan, Doç. Dr. Gamze Aşçıoğlu ÖZ, Yrd. Doç. Dr. Şirin Güven, Doç. Dr. Uğur EMEK, Sadık Burak GELİR ve Onur ARI (Sayman)'dan oluşmaktadır..
Derneğin Danışma Konseyinde ise Doç. Dr. Ali Ulusoy, Dr. Ercan Kumcu, Prof. Dr. Ercüment Erdem, Prof. Dr. Kamil Mutluer, Prof. Dr. Nahit Töre, Prof. Dr. Osman Sevaioğlu, Şevket Özügergin, Tuna Yurtseven, Mümin Erkunt ve Dr. Yavuz Ege bulunmaktadır.
Dernek aylık Rekabet Forumu’nu elektronik olarak yayımlamakta olup, rekabet ve regülasyon konularında düzenli aylık bilimsel toplantılar düzenlemektedir.

 

.:: Rekabet Hakkýnda Makaleler::.

      Rekabet Nedir?
  
 Nerede Rekabet?
  
  Neden Rekabet?
  
   Nasýl Bir Rekabet?
     Doðal Tekeller
    
Rekabet Ýhlalleri
     Rekabetin Korunmasý
     Haksýz Rekabet
             (Ýçkaynaklý)

     Haksýz Rekabet
             (Dýþ kaynaklý)

  Rekabet Kültürü
  Kamu Sektöründe    Rekabet

  Özelleþtirme ve Rekabet

  KOBÝ’ler ve Rekabet

  Kamu Yardýmlarý ve Rekabet

  Düzenleyici Kurumlar

  AB’ye Uyum Sorunu

 Ekonomik Özgürlükler ve Rekabet

 

REKABET NEDÝR?

 

Prof Dr. Erdal Türkkan

 

<<< Geri Dön

    Rekabet çok farklý amaçlarla  farklý unsurlar vurgulanarak tanýmlanabilen  ve  iktisadi siyasi ve sosyal boyutlarý olan bir kavramdýr. Rekabet, en geniþ anlamýyla, kýt bir þeyi paylaþmak veya bir ödül elde etmek amacýyla  belli kural ve kýsýtlamalar çerçevesinde   temel özgürlüklerin ve insan haklarýnýn  garanti altýna alýndýðý  ve hiçbir ayrýcalýðýn ve ayrýmcýlýðýn olmadýðý bir ortamda birden fazla  oyuncu arasýnda oynanan bir oyun veya bir yarýþ olarak tanýmlanabilir.Bu tanýmda    beþ husus vurgulanmaktadýr.

    Bunlardan birincisi amaçtýr. Rekabetin olabilmesi için mutlaka herkesin ulaþmak istediði bir amacýn olmasý ve baþkalarýnýn varlýðýnýn bu amacýn gerçekleþtirilmesini zora sokmasý gerekir.Bu amaç iktisadi alanda kar  maksimizasyonu, siyasi alanda oy maksimizasyonu vs olabilir.Bolluk ortamýnda rekabetin olmasýna gerek olmayacaktýr. Rekabetin   kýt bir þeyin paylaþýlmasý amacýyla yapýldýðý da düþünülebilir. Bu kýt þey   piyasa payý veya  seçmenin verdiði oylar veya  daðýtýlan ödüller olabilir.

    Tanýmda vurgulanan ikinci husus kural ve kýsýtlamalardýr. Rekabet oyuncularýn istedikleri gibi, davranabilecekleri bir oyun deðildir. Rekabet ortamýnda rakiplerin oyuna giriþinin engellenmesi veya zorla saf dýþý býrakýlmasý, hakim durumun kötüye kullanýlmasý, rakipler arasýnda anlaþma yapýlmasý hile yapýlmasý  vs.  yasaklanmýþtýr. Rekabet ancak bir özgürlük ortamýnda ve hukuk rejiminde mümkün olabilir. O halde kuralsýz  ve kýsýtlamasýz yarýþlarý rekabet olarak nitelendirmek mümkün deðildir.Böyle durumlarda  rekabet ihlali veya haksýz rekabet söz konusudur.Ýktisadi anlamda rekabet, 

   Tanýmda vurgulanan üçüncü husus, temel özgürlüklerin ve insan haklarýnýn garanti altýna alýnmasýdýr.Bu temel özgürlükler, iktisadi alanda giriþim özgürlüðü, akit özgürlüðü, mülkiyet özgürlüðü, örgütlenme özgürlüðü, seyahat özgürlüðüdür. Siyasi alanda ise bu özgürlüklere ilaveten düþünce  ve ifade özgürlüðü , seçme seçilme özgürlüðü  ön plana çýkar.Aslýnda  tüm bu özgürlükler her iki alanda da gereklidir.Özgürlüklerin varlýðý oyuncularýn  mümkün olabilen en iyiye ulaþmalarýný saðlar.Ayrýca özgürlükler  yarýþa giriþ ve yarýþtan çýkýþ serbestliðini garanti eder. Yarýþa giriþ veya çýkýþa sýnýrlama getirilmesi rekabeti sýnýrlayýcý etkiler yapar. Özgürlüklerin diðer önemli bir rolü þeffaflýðý saðlamasýdýr. Þeffaflýðýn olmadýðý bir ortamda oyuncularýn en doðru kararlarý almalarý mümkün olamayacaktýr.Bu özgürlüklerin  tek sýnýrý baþkalarýnýn da ayný özgürlüklerden yararlanabilmesinin saðlanmasýdýr. Bu özgürlüklerin kaðýt üzerinde tanýnmýþ olmasý yeterli deðildir. Özgürlüklerin tam olarak garanti altýna alýnmýþ olmasý gerekir. Bu da ancak iyi iþleyen, baðýmsýz  ve etkin bir adalet sisteminin varlýðý ile mümkündür.

   Tanýmda vurgulanmasý gereken  dördüncü husus, hiç kimsenin veya kurumun ayrýcalýklý bir konumda olmamasý ve hiçbir ayrýmcýlýðýn yapýlmamasýdýr. Ayrýcalýk, yarýþtan veya kurallara uymaktan kaçýnma veya baþkalarýnýn  yararlanamadýðý bazý destek ve yardýmlar alma biçiminde olabilir. Ayný þekilde yarýþa katýlma, yükümlülükleri yerine getirme   veya kurallara uyma konusunda kimsenin farklý bir statüye sahip olmamasý gerekir.Bu nedenle rekabet ortamýnda devletin konumu çok önemlidir. Devlet çeþitli nedenlerle bazý oyunculara ayrýcalýk veya öncelik tanýmamalý, kurallara ve yükümlülüklere uyma konusunda da  ayrýmcýlýk veya tolerans göstermemelidir.

   Nihayet rekabetin tanýmýnda vurgulanan  beþinci husus, oyuncu sayýsýnýn birden fazla olmasýdýr. Bazý durumlarda  oyuncularýn  oyunun kurallarýný ve sonucunu tayin edemeyecek kadar çok sayýda olmalarý koþulu aranýr. Aslýnda bu kural oyuna giriþin serbest olmasý ve oyuncularýn tek  baþlarýna hakimiyet tesis edemeyecekleri biçiminde anlaþýlmalýdýr. Bazý hallerde yarýþa giriþin serbest olmasý durumunda bir tek oyuncunun olduðu bir ortamda bile diðer þartlar yerine getiriliyorsa rekabetin olduðu kabul edilebilir. Önemli olan  mevcut oyuncularýn rekabet baskýsýný hissetmeleridir.

   Rekabet kavramýnýn anlaþýlabilmesi için rekabetin bir oyuna benzetilmesi veya bir yarýþ niteliði taþýmasý  gerektiðinin de vurgulanmasý önem taþýr. Rekabet genellikle  oyun teorisinde tanýmlanan “sýfýr toplamlý bir oyun” olarak nitelendirilir. Sýfýr toplamlý oyun bir tarafýn kazanmasý halinde diðer tarafýn mutlaka kaybedeceði bir oyundur.Kýsa vadede bu taným doðrudur.Ancak orta ve uzun vadede rekabet herkesin kazançlý çýktýðý, en azýndan en iyilerin kazançlý çýkabileceði bir oyundur. Rekabet tüm katýlýmcýlarýn, rekabet ortamý olmasaydý ulaþabilecekleri performansýn üzerine çýkmalarýný saðlar. Bu nedenle rekabeti  bazýlarýnýn kazanýp bazýlarýnýn kaybedeceði bir oyun olarak görmek yerine en iyilerin kazançlý çýktýðý ve herkesi  en iyi olmak için yarýþtýðý  pozitif toplamlý bir oyun olarak algýlamak daha doðrudur.Rekabet kavramýnýn yarýþ kavramýndan da farklý olduðunu vurgulamak gerekir.Rekabet yukarýda sayýlan koþullarýn yerine getirildiði bir yarýþtýr.Ayrýca rekabet jürisi olmayan bir yarýþtýr.Rekabette kimin kazandýðý bir jürinin  veya hakemin kararýna baðlý deðildir.Dolayýsýyla rekabette hakem veya jürinin sübjektif deðerlendirmelerine yer yoktur. Ancak her yarýþýn bir rekabet boyutu olduðu da yadsýnamaz.

   Rekabet bir pozitif ayýklama aracýdýr.Diðer bir deyiþle rekabet iyinin kötüden ayrýlmasýný ve iyinin prim yapmasýný saðlayan bir mekanizmadýr. Negatif ayýklamanýn olduðu, yani kötünün iyiye üstünlük saðladýðý bir ortamda ya  rekabet yoktur  ya da haksýz  rekabet veya eksik rekabet vardýr.

   Rekabet en çok iktisadi alanda kullanýlan bir kavramdýr. Rekabetin iktisadi alanda varlýðý rekabetçi serbest piyasalarýn varlýðý ile mümkündür.Ýktisadi alanda rekabetin koþullarý, piyasa koþullarý çerçevesinde tanýmlanýr. Her piyasa rekabete açýk deðildir. Tek veya az sayýda oyuncunun yer aldýðý veya oyuncularýn piyasada hakimiyet tesis edebildikleri monopolcü ve   oligopolcü, piyasalarda rekabet aksak veya eksik rekabet olarak tanýmlanýr. Piyasalarda rekabetin koþullarý da yukarýda tanýmlanan koþullardan farklý deðildir.  En iyi piyasa  rekabet baskýsýný en etkin biçimde ve düzeyde gerçekleþtirebilen piyasadýr. Ancak en kötü piyasa koþullarýnda bile mutlaka bir rekabet baskýsý vardýr.

<<< Geri Dön

 

REKABET KÜLTÜRÜ

Prof. Dr. Erdal Türkkan

 

<<< Geri Dön

   Rekabet kültürü iktisadi, sosyal siyasal alanlarýn tümünü ilgilendiren bir kavramdýr. Genel olarak bir toplumda:

  -Baþarýnýn ancak yarýþýlarak elde edileceði inancý ve uygulamasý yaygýn ise,

 -Yarýþýn kurallarýna uyma eðilimi yüksek ise,

 -Yarýþýn kurallarýný  hiç kimse kendi çýkarlarýna göre belirleyemiyor veya deðiþtiremiyor ise,

 - Kurallara uygun bir yarýþýn, uzun vadede herkesin çýkarýna olduðu inancý yaygýn ise rekabet kültürünün geliþmiþ olduðu söylenebilir.

Buna karþýlýk bir toplumda:

-Kazanacak olanlarýn belirlenmesi için yarýþ yapýlmýyorsa,

-Yarýþa kimlerin katýlacaðýna veya kimlerin baþarýlý olacaðýna daha önce baþarýlý olmuþ olanlar, veya  gücü  elinde tutanlar  karar veriyorsa,

-Yarýþýn kurallarý yoksa veya kimse mevcut kurallara uymuyorsa,

-Yarýþýn kurallarýný bazý kiþiler deðiþtirebiliyor veya etkileyebiliyorsa,

-Nihayet kurallara uygun da olsa kimse adil bir yarýþýn sonucunu kabul etmeye yanaþmýyorsa, o toplumda rekabet kültürünün geliþmediði söylenebilir.

Rekabet kültürünün olduðu toplumlarda tekelcilik, merkeziyetçilik, ayrýcalýk,  ayrýmcýlýk, engellemecilik, hilecilik, kuralsýzlýk, keyfilik, rüþvet yaygýn deðildir ve toplumun çoðunluðunun tepkisine neden olur.

 Rekabet kültürü en fazla iktisadi alanda önem kazanýr.Ancak rekabet kültürü siyasal mücadelede, sosyal  ve kültürel konularda da büyük önem taþýr.

Ýktisadi alanda rekabet kültürünün geliþmiþ olmasý:

-Tüketicilerin istedikleri mal ve hizmetleri en uygun koþullarda ve en kaliteli bir þekilde elde etmelerini saðlayarak toplumsal refahý arttýrýr.

-Kaynaklarýn onu en iyi kullanacaklarýn eline geçmesini saðlar ve iktisadi  geliþmeyi hýzlandýrýr.

- Kýt kaynaklarýn, onlarý en iyi kullananlarýn eline geçmesini saðlayarak gelirin daha adil daðýlýmýný saðlar,sosyal barýþý güçlendirir.

-Bireylerin sahip olduklarý enerjiyi pozitif ve verimli amaçlar için kullanmalarýný saðlar.

Kýsaca rekabet kültürünün geliþmesi negatif ayýklamayý önler pozitif ayýklamayý teþvik eder.

Siyasi alanda rekabet kültürünün geliþmesi de iktidarýn ülkeyi en iyi yönetebileceklerin eline geçmesini saðlar. Rekabet Kültürünün geliþtiði bir ortamda baþarýsýz olanlar da iktidarý terk etmek durumunda kalýrlar.

Sosyal alanda da rekabet kültürünün geliþmiþ olmasý, en iyi sanatçýlarýn, en iyi gazetecilerin, en iyi sivil önderlerin, en i,yi bilim adamlarýnýn, en iyi giriþimcilerin  ön plana çýkmasýný kolaylaþtýrýr, negatif  ayýklamayý önler. Rekabet kültürü, tüm toplum fertlerini en yetenekli olduklarý alanlara yönelmeye teþvik edilerek herkesin farklý  ve yeteneklerine uygun alanlara yönelmesini saðlar.

Rekabet kültürünün geliþmesi nelere baðlýdýr? Rekabet kültürünün geliþebilmesi için:

 -Baþta ekonomik özgürlükler (giriþim özgürlüðü, mülkiyet özgürlüðü ve akit özgürlüðü)  olmak üzere siyasal özgürlüklerin (düþünce ve ifade özgürlüðü, seçme seçilme özgürlüðü, örgütlenme özgürlüðü gibi) garanti altýna alýnmasý gerekir. Ekonomik özgürlüklerin  garanti altýna alýnabilmesi hukuk devletinin tüm gerekleriyle oluþturulmasý ve özgürlüklere getirilecek sýnýrlamalar veya ihlallerle  etkin bir biçimde  mücadele edilmesi anlamýna gelir.

-Rekabet kültürünün geliþebilmesi için devletin asli fonksiyonlarýna çekilmesi, ve adalet, emniyet, savunma, temel eðitim, temel altyapý temel saðlýk ve düzenleme konusunda üstüne düþen görevleri en iyi bir biçimde yapmasý gerekir.  Rekabet  kültürünün geliþmesi için merkeziyetçilikten uzaklaþýlarak yetkilerin yerelleþtirilmesinin saðlanmasý da büyük önem  kazanýr. Devletin rolünün geniþlediði ve merkezi nitelik kazandýðý toplumlarda yapay negatif ayýklama  mekanizmalarýnýn  geliþmesi kaçýnýlmazdýr. Rekabetçi bir toplumda kaynak tahsisinin mümkün olduðunca çok alanda piyasalara býrakýlmasý gerekir.Rekabet kültürü ancak makro ekonomik dengelerin korunabildiði, enflasyonun en alt düzeylere çekilebildiði bir ortamda mümkün olabilir.Enflasyon hem sebepleri hem de sonuçlarý itibariyle pozitif ayýklamaya imkan vermeyen ve negatif ayýklamayý teþvik eden bir olgudur. Rekabet kültürü devletin rekabeti saðlamaya yönelik düzenleyici  faaliyetlere aðýrlýk vermesi durumunda daha kolay geliþebilir.

-Rekabet kültürünün geliþebilmesi için yasalarla yaratýlan ve korunan tekellere, yasalarla teþvik edilen ayrýmcýlýklara kayýrmacýlýða ve ayrýcalýklara, her düzeyde yetki temerküzüne, keyfiliðe, merkeziyetciliðe,  hileciliðe karþý ciddi bir mücadele verilmesi gerekir.

-Rekabet kültürünün geliþebilmesi için rekabet tecrübesi de büyük öneme haizdir. Rekabet tecrübesi, rekabet ihlallerine ve haksýz rekabete karþý mücadele konusunda deneyim kazanýlmasý yanýnda, rekabetten uzaklaþmanýn nasýl kötü sonuçlar verdiðinin de tecrübeyle görülmesini saðlar.Ancak rekabet tecrübesinin oluþabilmesi için mutlaka ekonomik ve siyasal özgürlüklerin geliþmiþ olmasý gerekir.

-Rekabet kültürünün geliþebilmesi için toplum mühendisliðinden mümkün olduðunca uzak durulmasý,  iþlerliði olan, kendiliðinden oluþan, doðal dinamiklerle uyumlu olan süreçlere aðýrlýk verilmesi gerekir. Kýsaca rekabet kültürü suni olarak  icat ve imal edilebilecek bir dinamik olarak deðil, engeller ortadan kalktýðý zaman kendiliðinden ortaya çýkacak bir deðerler sistemi olarak görülmelidir.

<<< Geri Dön

 

REKABET ÝHLALLERÝ

Yrd. Doç. Dr. Hamdi PINAR, LL.M. Baþkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi

 

<<< Geri Dön

Rekabet ihlallerinin þematik olarak prosedürünü görmek istiyorsanýz lütfen aþaðýdaki dosyayý bilgisayarýnýza indiriniz.

DOSYA ÝNDÝR:  Rekabetihlalsema.doc 

<<< Geri Dön

 

NEDEN REKABET ?

Prof. Dr. Erdal Türkkan

 

<<< Geri Dön

Rekabetin neden önemli ve yararlý olduðunu anlayabilmek için rekabetin hangi iþlevleri yerine getirdiðini sorgulamak gerekir.

Rekabetin en önemli iþlevlerinden birisi “tüketici egemenliði”ni saðlamaktýr. Tüketici egemenliði, bir toplumda hangi mallarýn üretileceðine  tüketicilerin karar vermesi demektir.Rekabetin geçerli olduðu bir toplumda üreticiler hangi mallarýn üretileceðine karar veriyor gibi görünseler de asýl karar verici tüketicilerdir. Çünkü rekabet ortamýnda tüketicilerin isteklerini göz ardý eden üreticiler baþarýlý olma þansýna sahip deðillerdir.Tüketici isteklerini doðru tahmin edebilmek, rekabet ortamýnda baþarýnýn olmazsa olmaz bir koþuludur.

Rekabetin diðer önemli bir iþlevi, seçme özgürlüðünü saðlamaktýr.Seçme özgürlüðü hem tüketiciler, hem  çalýþanlar hem de sermaye  ve doðal kaynak sahipleri açýsýndan söz konusudur.Rekabetçi bir ortamda tüketiciler  ihtiyaç duyduklarý mallarý ve hizmetleri istedikleri satýcýdan alma özgürlüðüne sahiptirler. Giriþimciler istedikleri alanda giriþim yapmak,çalýþanlar istedikleri iþ yerinde çalýþmak sermaye ve doðal kaynak sahipleri de varlýklarýný istedikleri kiþiler aracýlýðýyla deðerlendirmek imkanýna sahiptirler. Seçme özgürlüðü refah toplumlarýnýn en vazgeçilmez öðelerinden birisidir. Çünkü seçme özgürlüðü, insaný bir nesne olmaktan çýkararak onun bir özne olmasýný saðlar.Bu nedenle tarihsel olarak rekabetin korunmasý konusundaki ilk çabalarý baþlatanlarýn kullandýklarý en önemli argüman, seçme özgürlüðünün saðlanmasý olmuþtur.

Rekabetin bir diðer iþlevi, kaynak daðýlýmýnda (tahsisinde) etkinliði saðlamaktýr. Kaynak tahsisinde etkinlik, en basit anlamýyla en çok istenilen mallarýn ve hizmetlerin en uygun teknolojiler kullanýlarak toplum refahýný  ençoklaþtýracak þekilde kullanýmýný ifade eder. Kaynak tahsisinde etkinlik, tüketici artýðýnýn ve üretici artýðýnýn en yüksek düzeye ulaþmasý olarak da tanýmlanabilir. Kaynak tahsisinde etkinlik, öyle bir durumdur ki,  kaynak tahsisinde mümkün olan herhangi bir deðiþiklik yapýlarak hiç kimsenin refahýný arttýrmak mümkün olamaz.Rekabet, tüm karar birimlerini mümkün olan en iyi tercihleri en kýsa zamanda yapmaya teþvik eder ve zorlar.Bu baðlamda rekabet firma içinde de kaynaklarýn en iyi biçimde kullanýmýný teþvik eden bir süreçtir.

Rekabetin önemini arttýran faktörlerden birisi de teknolojik yeniliklerdir. Rekabet tüm firmalarý en yeni ve en ileri teknolojiyi uygulamaya mecbur eder.Diðer taraftan rekabet, yeni teknolojilerin ortaya çýkmasýný da teþvik eder.Sýnai mülkiyetin korunmasý, yeni teknolojilerin yaygýnlaþmasýný sýnýrlasa da, rekabet, gönüllü teknoloji transferini  ve firmalarý farklý teknolojileri bulmaya teþvik edecek etkiler de yaratýr.

Rekabetin yukarýdaki iþlevleri yapabilmesi açýsýndan etkin olmayan giriþimleri devre dýþý býrakma  ve yeni giriþimcileri cezp etme etkisi büyük önem taþýr. Rekabet ortamýnda firmalar ayakta kalabilmek için kendi iç etkinliklerini en iyi bir biçimde saðlama yanýnda, toplumun isteklerine de en iyi bir biçimde cevap vermek zorundadýrlar. Bu açýdan rekabet bir “elek iþlevi” yapar. Baþarýsýz iþletmelerin yerini baþarýlý olma iddiasýnda olanlar doldurur veya baþarýsýz iþletmeler yeni giriþimlilerce devralýnarak daha etkin koþullarda topluma yeniden kazandýrýlýr. Topluma kazandýrdýðýndan daha çoðunu tüketen  ve ýslahý mümkün olmayan firmalar ise devre dýþý býrakýlýr.

Rekabetin en önemli iþlevlerinden birisi, bireysel çýkarlarla toplumsal çýkarlarý baðdaþtýrmasýdýr. Rekabet, firmalarý her türlü kaynak israfýndan kaçýnmaya,  fiyatlarýný piyasa koþullarý ile uyumlaþtýrmaya,  istenilen mallarý istenilen zamanda ve yerde sunmaya, en uygun teknolojileri kullanmaya zorlayarak toplumsal açýdan en avantajlý olacak þekilde davranmaya zorlar. Firmalar  karlarýný maksimum yapabilmek için istemeseler de daha düþük fiyattan satmaya, daha kaliteli mallarý üretmeye ve daha fazla yenilik yapmaya mecbur kalýrlar.

Rekabet makro düzeyde hükümetleri de etkin bir biçimde davranmaya zorlar. Rekabet ortamýnda alt yapýdaki yetersizlikler, kamu hizmetlerindeki aksamalar veya aþýrý  vergi yükü daha çok tepki çeker. Diðer taraftan rekabet ortamý ancak kamunun  nötr davranmasý ve iktisadi alanda  müdahaleci yaklaþýmlardan kaçýnmasý ile  oluþabilir.Rekabet ortamýnda kamunun kaynak israf edecek  yaklaþýmlarý da siyasi iktidarlarý zora sokar.  Rekabetin ve rekabet kültürünün geliþtiði bir ortamda kamu hizmetlerinde yolsuzluk ve ayrýmcýlýk hem seçmenlerin hem de sivil toplum örgütlerinin baskýsýyla daha kolay engellenebilir. Nihayet rekabet, kamunun katlandýðý düzenleme maliyetlerinin de en düþük düzeyde kalmasýný saðlar. Bu þekilde bürokrasinin azalmasý, kamu giderlerinde tasarruf saðladýðý gibi, özel sektörün de daha etkin çalýþmasýný kolaylaþtýrmýþ olur.

Rekabet, gelir ve servet  daðýlýmýnýn da daha adil olmasýný saðlar.Rekabetin geliþtiði toplumlarda  tekel gücünü kullanarak veya kurallarý ihlal ederek saðlanan haksýz kazanç yollarý týkalýdýr. Ekonomik açýdan varlýklý olan kesimlerin durumlarýný sürdürebilmeleri ancak rekabet ortamýnda baþarýlý olabildikleri ölçüde mümkündür. Rekabet ortamýnda saðlanan giriþ serbestliði, bir çeþit fýrsat eþitliði saðlar. Aslýnda rekabet ortamý ekonomik alanda fýrsat eþitliðinin saðlandýðý ortam demektir. Rekabet ortamýnýn varlýðý kamunun keyfi gelir ve servet transferleri yapmasý açýsýndan da bir engel teþkil eder. En önemlisi de rekabet ortamý, bireyleri kendi kaderlerini deðiþtirmeye teþvik eder. Rekabet atalete ve baðýmlýlýða prim vermez. Rekabet herkesin en fazla baþarýlý olabileceði alanlara yönelmesini teþvik ederek gelir düzeyinin  ve  gelir daðýlýmýnýn iyileþmesini de  kolaylaþtýrýr. 

Nihayet rekabet, demokratikleþme açýsýndan da büyük önem taþýr. Rekabet ortamýnda tekellere, ayrýcalýklý guruplar ve güç odaklarýna yer yoktur. Rekabet ortamýnda oyuncularýn kural koyabilmesi veya kurallarý etkileyebilmesi mümkün deðildir. Rekabet ortamýnda piyasalarda  oluþan fiyatlarý, ücretleri, rantlarý ve faizleri kimse  belirleyemez ve önemli ölçüde etkileyemez. Bu deðiþkenler  milyonlarca karar vericinin yer aldýðý piyasalarda bir anlamda adil bir oylama sonucunda belirlenir. Rekabet kültürü, ekonomik alanda olduðu gibi siyasi alanda da  adil yarýþma koþullarýnýn geliþmesini teþvik eder.

Þüphesiz rekabetin bazý olumsuz etkileri de olabilir. Rekabetin kýsa vadeyi ön plana çýkarmasý, yaþama biçimini daha stresli hale getirmesi mümkündür. Ancak bu sorunlara firma düzeyinde   yapýlacak  düzenlemeler ile  çeþitli çözümler getirilmesi mümkündür. Diðer taraftan rekabetin kendi kendisini yok ettiði ve yýkýcý sonuçlar yaratabileceði þeklinde eleþtiriler de vardýr. Bazý varsayýmlar altýnda söz konusu olabilecek bu sorunlara da  çeþitli düzenlemeler ile çözüm getirilmiþtir. Nihayet her iyi þey gibi rekabetin de bazý maliyetlerinin olmasý doðal karþýlanmalýdýr.

Rekabetin neden önemli  ve yararlý olduðunu sorgulamanýn bir diðer yolu da, rekabet olmasýydý nelerin olabileceðini düþünmektir.Rekabetçi bir düzenin  alternatifi tekelciliðin, ayrýmcýlýðýn, kayýrmacýlýðýn, keyfiliðin, kuralsýzlýðýn  zor ve baskýnýn egemen olduðu merkeziyetçi bürokratik düzendir.Böyle bir düzen içinde  yüksek refah düzeyine ulaþmýþ bir örnek  ülke yoktur.

<<< Geri Dön

ÜST KURULLAR

Dr. Yýlmaz ARGÜDEN

Dr. Yýlmaz ARGÜDEN, ARGE Danýþmanlýk Yönetim Kurulu Baþkanýdýr.  Deneyimlerini Koç Üniversitesi MBA programýnda verdiði strateji dersleriyle ve çeþitli yayýnlardaki köþe yazýlarýyla paylaþmaktadýr.

Dünyada deðiþen ekonomik, sosyal ve siyasi þartlar karþýsýnda devletin rolü sorgulanýyorDemokrasi ve liberal piyasa ekonomisi sistemlerinin yaygýn kabul görmesi,  kamu hizmetlerinin yürütülmesinde yetki ve sorumluluk alanlarýnýn daha net bir biçimde tespitini zorunlu kýlýyor.

Özellikle, devletin ekonomiye müdahalesinin þartlarý ve etkinliði, ülkelerin adil bir rekabet ortamýna kavuþmalarýnda, refah düzey ve daðýlýmýnda belirleyici bir rol oynuyor.

Ülkemizde de gerek toplumsal baskýlar, gerekse uluslararasý kuruluþlarýn talepleri doðrultusunda önemli bir yapýsal deðiþim yaþanýyor.  Devlet, hem düzenleyici ve denetleyici, hem de uygulayýcý olmaktan çýkýp, aðýrlýklý olarak düzenleme ve denetleme rolleri üzerinde odaklaþmaya çalýþýyor.   Bir yandan kamu yatýrýmlarýnýn kýsýlmasý ve özelleþtirmeyle atýlan adýmlar, diðer yandan son yýllarda özerk üst kurullara devredilen yetkiler bu deðiþimin göstergelerini oluþturuyor.

Ancak, devletin performansýnda geliþme saðlanabilmesi için hem yapýsal, hem de yönetim anlayýþýndaki deðiþimlerde dikkat edilmesi gereken hususlar var.

Devletin kamu yararýný gözeterek ekonomiye müdahalesi sadece piyasanýn etkin çalýþamadýðý durumlarda müsaade edilmelidir.  

Piyasalarýn etkin çalýþmasýný önleyen durumlar þu þekilde özetlenebilir:

(i)                           örneðin, bir mahalle için tahsis edilen bekçinin maliyetine kim katlanýrsa katlansýn tüm mahallenin güvenlik hizmetinden faydalanmasý gibi  (pozitif ekonomik dýþsallýðýn bulunduðu durumlarda) toplumsal optimizasyon için yeterli yatýrýmýn yapýlamamasý;

(ii)                          örneðin, kalitesiz yakýt kullanmanýn hava kirliliðine katkýsýndan dolayý bir maliyet yüklenilmemesinin (negatif ekonomik dýþsallýðýn bulunduðu durumlarda) toplumsal optimizasyonun gerektirdiðinden daha fazla ucuz ve kalitesiz yakýt kullanýlmasý;

(iii)                         bankacýlýk sektörü gibi piyasa oyuncularý arasýnda bilginin dengesiz  olmasý: ve

(iv)                       evlere döþenen elektrik kablolarý gibi doðal tekel durumunda tekelci istismar potansiyelinin olmasý.

Üst kurullarýn belki de en önemlisi Rekabet Kurulu.  Rekabet Kurulu piyasa mekanizmalarýnýn saðlýklý çalýþmasý için piyasayý denetleyen ve tekel veya oligopol gibi güçlü konumdaki piyasa oyuncularýnýn bu konumlarýný rekabeti bozucu þekilde kullanmalarýný önlemek üzere görevlendirilen bir kurul.  Telekomünikasyon kurulu gibi birçok diðer kurulun kurulma nedeni ise Rekabet Kurulu’nun konumu gereði, müdahaleleri ex-post, yani uygulama gerçekleþtikten sonra, yapmasý.  Telekomünikasyon gibi teknolojik geliþmenin çok hýzlý olduðu bir sektörde ex-ante, yani zarar oluþmadan önce müdahale, yapýlmamasý  durumunda piyasaya verilen zararýn telafisinin neredeyse imkansýz olduðu ve konunun teknik detaylarýnýn önem taþýdýðý durumlarda özel bilgiyle donatýlmýþ bir kurumun oluþmasýný zorunlu kýlýyor.  Bu nedenle, hangi alanlarda özerk üst kurullar kurulmasý gerektiðine özellikle dikkat etmek gerekir.  Kurul enflasyonu yaratmamaya özen göstermeliyiz.

Ancak, piyasa mekanizmasýnýn etkin çalýþamadýðý durumlarda devlet müdahalesinin en etkin sonucu vereceði de garanti deðildir.  Örneðin, doðal tekel durumunda devletin piyasa oyuncularýna maliyet artý makul kar formülüyle müdahalesi genellikle pahalý ve verimsiz yatýrýmlara yol açabilmektedir! 

Özellikle, uzun vadeli yatýrýmlar gerektiren sektörlerin ufku seçim dönemleriyle sýnýrlý bir yapý tarafýndan denetlenmesinin mahsurlarýnýn giderilmesi, teknik uzmanlýk isteyen bir yapýnýn oluþturulmasý ve düzenleme ve denetleme görevlerinin günlük siyasi müdahalelerden arýndýrýlmasý için baðýmsýz düzenleyici kurullar kurulmasý benimsenmektedir.

Düzenleyici kurullarýn ana hedefi tüketicileri firmalarýn piyasa güçlerini kötüye kullanmalarýndan korumak ve yeterli yatýrým ve rekabeti saðlayacak düzenlemeleri yapmaktýr.  Bu hedefe ulaþabilmek için düzenleyici kurullar kural koyma, koyulan kurallarýn iþleyiþini izleme ve denetleme, soruþturma yapma, karar verme ve kararlarý icra etme, ve piyasa oyuncularýný eðitme gibi faaliyetler yürütürler.

Düzenleyici kurullarýn bu faaliyetleri etkin olarak yürütebilmeleri için baðýmsýz, saydam, hesap verebilir, uzman ve güvenilir olmalarý gerekir.  Ancak, bu kavramlarýn tanýmý çok net olarak yapýlmalýdýr.

Örneðin, düzenleyici kurullarda çalýþanlarýn konularýnda uzman olmanýn yaný sýra gerek siyasilerden, gerekse piyasa oyuncularýndan baðýmsýz olmalarýnýn istenmesi kime, neyin hesabýný, nasýl vereceklerinin tanýmýnýn yapýlmamasý anlamýna da gelmemelidir.  Hesap verebilirlik mekanizmasýnýn olmadýðý bir idari baðýmsýzlýk savunulamaz.

Dolayýsýyla, devletin aðýrlýklý olarak düzenleme ve denetleme fonksiyonlarý doðrultusunda yapýlandýrýlmasý saðlanýrken, düzenleyici kurullarýn Baþkan ve üyelerinin atanma süreci, uzman seçim süreci, bütçelerinin onaylanmasý ve denetlenmesi süreci, kural koyucu, karar verme ve uygulama fonksiyonlarýnýn ayrýþtýrýldýðý bir yapýnýn oluþturulmasý ve meclis, yargý organlarý, ve sektör oyuncularý ile iliþkilerinin de þeffaf bir biçimde düzenlenmesi gerekir.

Örneðin, düzenleyici kurul üye ve baþkanlarýnýn seçiminde belli politik partilere yakýnlýk kriteri deðil, bilgi ve güvenilirlik düzeyi esas alýnmalýdýr.   Adaylarýn hangi yetkinlik alanlarý ve düzeylerinde olmalarýnýn belirlenmesi hangi kurumdan geleceðinden daha önemlidir.  Ayný zamanda, adaylarýn birlikte baþarýlý bir takým olarak çalýþabilme potansiyelleri de deðerlendirilmelidir.  Bu deðerlendirmelerin ve atamalarýn, mecliste sivil toplum kuruluþlarýnýn ve piyasa oyuncularýnýn temsilcilerinin de rol aldýðý þeffaf bir sorgulama sürecinden sonra yapýlmasý bu konudaki güven unsurunu geliþtirecektir.  Bu sorgulama sürecinin TRT 3’ten yayýnlanmasý bu önemli kurumlara duyulan toplumsal güveni artýrýcý bir etki yapabilir.

Bu kurullarýn çalýþma düzeninde katýlýmcýlýk ilkesine özel önem verilmelidir.  Örneðin, kurallarýn koyulmasý aþamasýnda diðer kamu kurumlarýnýn, meslek örgütlerinin, düzenlemeden etkilenecek özel sektör þirketlerinin ve yerel halkýn temsilcilerinin de fikri katkýlarýnýn alýnmasý bir çok fayda  getirecektir.  Þeffaf bir süreç içinde böylesi bir katýlýmýn saðlanmasý, kurallarýn benimsenmesi, daha geniþ kitleler tarafýndan takip edilmesi ve uygulanmasý þansýný artýracaktýr.

Bu kurullar için net olarak ortaya konmuþ performans kriterleri belirlenmelidir.   Bu kriterlerin belirlenmesinde kýstas diðer ülkelere göre daha etkin bir ortam yaratýlmasý olmalýdýr.

Örneðin, Enerji Piyasasý Düzenleme Kurulu kendisine hedef olarak Türkiye’deki enerji fiyatlarýnýn dünyadaki diðer ülkelere göre rekabetçi düzeye çekilmesi, talebin olduðu her yerde  enerjinin bulunabilirliðinin saðlanmasý ve bunun en düþük bütçe ile saðlanmasý olarak belirlenmelidir.  Performans konusunda hesap verme sürecinin de özel sektör, tüketici ve sivil toplum kuruluþlarý temsilcilerine de açýk olarak yapýlmasý toplumun devlete duyduðu güveni artýracaktýr.

Bu kurullarýn baþarýlý olabilmesi için hýzlý çalýþan etkin bir hukuk altyapýsýna da ihtiyaç olduðu unutulmamalýdýr.  Örneðin, bugünkü itiraz merci olan Danýþtay’ýn bu konudaki yetkinliði sorgulanmalýdýr.

Bu kurullarýn etkin çalýþabilmesi için uymalarý gereken önemli ilkeler var:

(i) Etkin bilgi düzeyi: piyasa oyuncularýnýn hareketlerini öngörmek, anlamak ve bu uygulamalarýn kamu yararýna olacak þekilde yönlendirilmesini saðlayacak kurallar koymak üst düzeyde teknik, ekonomik, sistem ve düzenleme bilgi ve becerisi gerektirir.  Dolayýsýyla, farklý bilim alanlarýnda uzmanlaþmýþ, birlikte çalýþma yetkinliðine sahip ve adalet duygusu yüksek bir kadronun oluþturulmasý gerekiyor.  Bu ise kurullarda çalýþanlarýn uygun bir ücret ve ödüllendirme sistemi ile yönetilmesini zorunlu kýlýyor. 

(ii) Þeffaflýk ve katýlýmcýlýk: Piyasa oyuncularýnýn ve toplumun güvenini kazanmadan kurullarýn etkinliði saðlanamýyor.  Güven kazanmak için ise düzenleyici ve denetleyici kurullarýn yetkinlik düzeyi tek baþýna yeterli olamýyor.  Teknik detaylarýn güçlüðü bahane edilerek kararlarýn kapalý kapýlar arkasýnda verilmesi güven duygusunu zedeliyor.  Bu nedenle, bu kurullarýn süreçlerini þeffaf ve çeþitli paydaþlarýn dinlenmesini içerecek þekilde yapýlandýrmalarý gerekiyor.

(iii) Baþarý ölçütünün “kamu yararý” olarak belirlenmesi:  Kurullarýn tüm kararlarýnýn alýnmasýnda kamu yararýnýn nasýl etkilendiðinin açýkça ortaya konmasý gerekiyor.  Bu uygulama adil davranýþý ve kamuoyu ile paylaþýmý da içerdiðinden kararlarýn tutarlý olmasýný saðlamada da yardýmcý oluyor.

(iv) Karar ve uygulama süreçlerinin hýzlý olmasý: Geciken adalet, adaletsizliktir.  Kurulun deðiþen þartlara ve piyasadaki geliþmelere duyarsýz kalmasý ve/veya bu konudaki kararlarýnýn gecikmesi toplumsal güvenin sarsýlmasýna ve piyasa oyuncularýnýn hakemin hakemliðine güvenememelerine yol açar.  Bu nedenle, bir yandan katýlýmcýlýðý ve þeffaflýðý saðlarken, diðer yandan hýzlý karar ve yaptýrým uygulama gereði de gözden kaçýrýlmamalýdýr.

(v) Kararlýlýk:  Piyasa oyuncularýnýn kuralarý hiçe saymamasý ve toplumun güveninin kazanýlmasý için cezalarýn caydýrýcý boyutta olmasýna dikkat edilmeli, ve özellikle kamuoyuna rahat anlatýlabilecek örneklerin ortaya çýkarýlmasýna öncelik verilmelidir.  En büyük ve güçlü oyunculara karþý bile karalýlýðýn gösterilebilmesi için “özerklik” gereklidir.

Ancak, üst kurullarýn “özerkliði” ile ne anlaþýldýðý konusunda ülkemizde yaygýn bir mutabakat yok.  Kurullarýn baðýmsýzlýðýný etkileyen birçok faktör var. 

1.     Kurulun hukuki kuruluþunda özerkliðin vurgulanmýþ olmasý,        

2.     dengeli ve sürdürülebilir bütçe kaynaklarýna sahip olabilme,

3.     hukuk sistemi dýþýnda baþka kurumlarýn kurulun kararlarýný deðiþtirebilme hakkýnýn olup olmamasý,

4.     kurulun baþkan ve üyelerinin seçilme ve deðiþtirilme süreci, 

5.     kurul üyelerinin sektör oyuncularý ile iliþkilerinde baðýmsýzlýk saðlama gereði, 

6.     kurulun teknik personelini oluþturma ve yönetme konusundaki özerkliði, 

7.     kurul personelinin farklý deneyim ve yetkinlik birikimine sahip olmasý.   

Ancak, kurullarýn da “düzenleme ve denetleme” fonksiyonlarýný “derebeylik ve diktatörlük” olarak algýlamamalarý gerekiyor.  Siyasi sorumluluðun seçilmiþlerde olmasý, “kamu yararý” ile ne anlaþýldýðýnýn, hedeflerin ve ana politikalarýn siyasiler tarafýndan oluþturulmasýný bu ana politikalar çerçevesinde belli sektördeki kurallarýn ise özerk kurullar tarafýndan konulmasýný ve denetlenmesini gerektiriyor.  Politika oluþturmak seçilmiþlerin, onun uygulanmasýný saðlamak ise özerk kurullarýn görevi olmalýdýr.  Siyasiler, bu kurullarýn günlük iþlerine karýþmamalýdýr.  Ancak, kurular da görevlerini  etkin yapma konusunda seçilmiþ siyasilere karþý sorumlu olmalýdýr. 

Baðýmsýzlýk siyasi yönetimin yerine politika oluþturmak olarak deðil, siyaset kurumu tarafýndan oluþturulan ana politikalar çerçevesinde kurallarýn siyasiler ve lobicilerden etkilenmeden ödünsüz ve etkin olarak uygulanmasý þeklinde algýlanmalýdýr.

Özetle, kamunun etkinliðini artýrmak için devletin, düzenleme ve denetleme faaliyetlerinde katýlýmcý bir anlayýþý benimsemesi, hizmet sunduðu alanlarda rekabetçi piyasa yapýsýndan faydalanmasý, ve önceliklerin tespitinde vatandaþýn sesini dinleyici mekanizmalar oluþturmasý gerekiyor.  Bu yönetim anlayýþýnýn benimsenmesi ülkemizdeki kamu sektörünün yeniden yapýlanma sürecinin baþarýsý için bir gerekliliktir.

Üst kurullara iliþkin çerçeve kanun tasarýsýnda aþaðýdaki konularda düzenlemeler yapýlmasý önem taþýmaktadýr.

Hangi gerekçeler ile hangi alanlarda üst kurul kurulabileceði belirtilerek kurul enflasyonu önlenmelidir.

Üst kurullara atamalar yapýlýrken öncelik, üyelerin hangi kurumdan geldiði deðil, yetkinlik düzeylerinin yeterliliði, kurul olarak hangi alanlardaki yetkinliklere sahip olunmasý gerektiði ve seçim sürecinin þeffaflýðý ve güven verici olmasýnda olmalýdýr.  Bu nedenle, üst kurul üye atamalarýnýn liyakat ve ehliyetin deðerlendirildiði þeffaf bir sorgulama süreci  (sektör temsilcileri, sivil toplum örgütleri, çeþitli kamu kuruluþlarýnýn katýlýmýyla kamuoyu önünde gerçekleþtirilen) soncunda seçilmiþler tarafýndan (hükümet ve/veya meclis) yapýlmasý gerekir.

Üst kurullarýn kararlarýný þeffaf ve katýlýmcý bir süreç ile toplum yararýný gözeterek vermeleri saðlanmalýdýr.  Kararlarýn, hukuk sistemi dýþýnda deðiþtirilememesine önem verilmelidir.  Kararlara hukuki itiraz sürecinin hýzlý iþlemesinin saðlanmasý devletin etkinliði açýsýndan çok önemlidir.

Üst kurullarýn kararlarý karar bazýnda sadece hukuk sisteminin denetimine tabi olmasýna raðmen, kararlarýn bütünlüðüne iliþkin performans deðerlendirmeleri kamuoyuna açýk, þeffaf bir sorgulama süreci çerçevesinde ve sonuç odaklý olarak yapýlandýrýlmalýdýr. 

<<< Geri Dön

Ekonomik Özgürlükler ve Rekabet

Prof Dr. Erdal Türkkan

Ekonomik özgürlüklerin varlýðý, iþleyebilir  ve adil bir rekabet ortamýnýn oluþabilmesi için olmazsa olmaz bir koþuldur.  Diðer bir ifade ile ekonomik özgürlüklerin geliþmediði ülkelerde saðlýklý bir rekabet ortamýnýn ve rekabet kültürünün geliþmesi de mümkün deðildir. Bu konu, günümüzde rekabet ortamýný geliþtirmeyi samimiyetle isteyen pek çok ülkede ve bu arada Türkiye’de ekonomik özgürlüklerin çok kýsýtlý olmasý nedeniyle büyük önem kazanmaktadýr.

Burada iki hususun  öncelikle açýklýða kavuþturulmasý gerekmektedir. Bunlardan birincisi ekonomik özgürlüklerin neyi ifade ettiði ve geliþme düzeyinin hangi faktörlere baðlý olduðudur. Ýkinci husus ise ekonomik özgürlüklerin rekabet ortamýný.........

DOSYA'nýn TAMAMINI ÝNDÝR:  ozgurlukrekabet.doc


 


 

.:: RekabetDernegi.Org ::.

.:: Duyurular

.:: Rekabet Forumu

.:: Ýletiþim

REKABET DERNEÐÝ
Adres
Necatibey Cad. 94/8
Maltepe / Ankara
Telefon
0 312 230 66 44
Faks
0 312  232 01 69
PK Adresi
PK 649
Yeniþehir/Ankara
E-Posta

.: Ziyaretçi Sayýsý: 


by Emre ATASAYAR